Chobe National Park: Afrika’nın Vahşi Ritmi

Botswana’da safari denince ilk akla gelen yerlerinden biri Chobe National Park… Afrika deneyimimde en çok aklımda kalan yerlerden biri de burası oldu. Chobe National Park, Botswana’nın en eski milli parkı. Burayı benim için özel kılansa aynı adı taşıyan nehrin kıyısında uzanıyor olması. Bu sayede hem tekne safarisi hem de kara safarisi yaparak Afrika’nın vahşi yaşamına iki farklı açıdan tanıklık etme fırsatı yakaladım.

Chobe Nehri’nde Tekne Safarisi

İlk keşif sudan oldu. Öğle saatlerinde kalkan tekneler Chobe Nehri boyunca ilerliyor ve safari tamamen nehir üzerinden yapılıyor. Harika anlar yakaladık burada. Su kenarına gelen zürafalar, küçük timsahlar, kudu, geyikler… Sanırım ilk defa gördüğüm dev kertenkeleye benzeyen Nil Varanı ise sahil hattında geziniyordu. Boyu neredeyse iki metreye yakındı, uzaktan timsah sandım hatta.

Chobe National Park Hipopotam Botsvana

 

 

Daha önce Tanzanya’ya gittiğimde suda daha çok hipopotam görmüştük. Ama Chobe Nehri sularında hipopotamların yanında; bolca fil, bufalo yarı bellerine kadar suyun içindeki sazlıklarda besleniyorlardı.

 

 

Ama en mutlu olduğum ansa boyu üç metreye yaklaşan bu timsahtı. Tüm ihtişamıyla nehrin içindeki bir yükseltide arkadaşları ile birlikte günü uğurluyordu. Bir iki metre uzağındaydık ve onu izlemek inanılmaz bir deneyimdi. Parmaklarının kıvrımlarına kadar görebilmek… nasıl anlatsam bilemedim. Gücünü farkında ama sakin haliyse biraz da rahatsız ediciydi sanki…

Günün suya batışını tekneden izledik. Ve Chobe Nehri’nde gün, böyle batıyormuş…

Chobe Nehri Gün Batımı Botsvana

Gün Doğumunda Kara Safarisi

Ertesi sabah 04.30’ta ayaktaydık. Çünkü 05.30’ta bu sefer karadan yapacağımız safari için yola çıkmamız gerekiyordu. Ve bu bir saat içinde çadırımızı toplamamız, çantaları kapatıp, hafif bir kahvaltı yapmamız… “Şimdi İstanbul’da olsam pireler uçardı” düşüncesi, çık aklımdan 🙂 Şaka bir yana çok erken yattığımızdan ve gün içinde yorgun düştüğümüzden neredeyse bir ay bu tempodaydık ve ikimiz de bir kere of demedik.

Chobe National Park Safari Araçları Botsvana

Bu kadar erken çıkıyoruz, çünkü hayvanlar daha çok bu saatlerde avlandıklarından ya da beslendiklerinden onları görme şansımız bu sayede artıyor. Günün kör karanlığında açık safari araçları ile yoldayız. Yarım saat kadar bir yolumuz var ve deli bir sürücüye denk geldik. Adam kargacık burgacık yollarda hem zıplata zıplata hem de anlamsız bir hızla bizi sürüklüyor. Neymiş, diğer safari araçlarından önce varacakmışız ki bir hayvan gördüğümüzde araç kalabalığı olmadan bize gösterebilsinmiş. O kadar üşüdük ki anlatamam. Ben biraz tahmin ettiğimden daha korunaklı giyinmiştim ama Cenk baya bi’ dondu. Neyse güzel şeylerden bahsedeyim.

Chobe National Park Zürafa Botswana

 

Gökyüzü yavaş yavaş rengini açarken bir zürafa karşıladı ilk bizi. O hafif kırmızı fonu arkasına aldığından mı bilemedim, gözüme pek bir güzel gözüktü.

Sonra… Of o inanılmaz an. Yolda bir erkek aslan… Tek başına, ağır adımlarla yürüyordu. Ne koşuyor, ne acele ediyordu. Sanki parkın sahibiymiş de sabah devriyesine çıkmış gibiydi. Biz sessizce onu izlerken güneş ufuktan yükselmeye başladı. Gökyüzündeki turuncu ve kırmızı tonlar aslanın yelesine vuruyordu. Birkaç fotoğraf çektim tabii. Ama daha çok bu manzarayı kaydetmek yerine içinde var olarak o an’ı zihnime kazımayı tercih ettim. Chobe’de yaşadığım en unutulmaz anlardan biriydi bu.

 

Chobe National Park Aslan Kral Botsvana

Sonra bir baktık çalıların arasında Afrika vahşi köpekleri toplanmışlar bir avı parçalıyorlar. Belli ki yine bir beslenme telaşı var orada. Derken…. bir sırtlan geliyor ve vahşi köpeklerin paylaşmaya çalıştığı et parçasını alıp önümüzden kaçırıyor kendi alanına. Büyük balık-küçük balık durumuna biz de sessizce şahitlik ediyoruz o anlarda…

Chobe Aslan Ailesi

 

Gözlerimizi açıp etrafta başka hangi hayvanı göreceğiz diye bakınırken araçtakilerden biri yolun iç tarafında aslan gördüğünü söyledi. Duyar duymaz da bizim bıçkın şoförümüz direksiyonu kırıp gösterdiği yere doğru sürmeye başladı. Neden bu detayda anlatıyorum, çünkü… safarilerde genelde sürekli kullanılan yollar bellidir. Ve sadece bu yollardan gidersin. Hayvan yakınsa şanslısın, uzaksa ya fotoğraf makineni zoomlarsın ya da dürbünün varsa onunla bakarsın, ne kadar görebilirsen o kadar. Ama bizim abi yakından gösterecek ya… Biz kendimizi altı tane dişi aslanın arasında bulduk mu? yanlarında iki de yavruları var mı? başımızı sağa çevirdik, iki tane daha orada yatıyor mu? yetmedi, berbat kokuyor çünkü avlanmışlar bir de onu yiyor mu birkaçı… Hepsi risk… Avını almak için geldiğimizi düşünebilirler, çocuklar var zarar vereceğimizi düşünebilirler, bir araçla girmişiz aralarına rahatsız olmuş olabilirler. Ha bir de açık araçtayız. Daha ne diyeyim. Şoför de böyle bir ortam beklemiyordu sanırım, dedi şu an burası çok riskli, çıkmalıyız. Bu sefer hızını kaçma için kullandı…

Çakallar, Afrika tavukları, toynaklılar derken su kenarına doğru indik. Hipopotamlar suda geziniyorlardı. Sonra bir bufalo sürüsüne denk geldik. Gerçekten bu kadar kalabalık bir bufalo sürüsü görmemiştim. Bebekleri sırtlarında maymunlar, filler ara ara yolumuzu kesti sonra…

Chobe Nehri Bufalo Botsvana

Chobe’de insan bir süre sonra saymayı bırakıyor. Çünkü her dönemecin ardından yeni bir sürü, yeni bir hikaye çıkıyor karşınıza. Dünyanın birçok yerinde vahşi yaşamı görmek mümkün. Chobe National Park ise bu seferki Afrika deneyimimde en özel safari alanı oldu benim için.

Chobe National Park’ta Safarinin Gerçek Anlamı

Ve evet, o şoförü şikayet ettik yetkililere… Çünkü bizim farkında olup, onun olmadığı bir gerçek var ki o da… Biz onların doğal yaşamındaydık. Onların yollarında hız yapmak, onların alanlarına girerek müdahale etmemiz söz konusu bile olmamalıydı. Olay bize risk yaşatması değildi. Asıl mesele, sırf daha yakından görebilmek için hayvanların doğal davranışlarını bozma ihtimalimizdi. Sonuçta safari dediğimiz şey, doğayı kendi kurallarıyla izlemekti; ona müdahale etmek değil. Senin için de öyle değil mi?

Chobe National Park Hakkında Kısa Bilgiler

  • Botswana’nın ilk milli parkıdır.
  • 1967 yılında kurulmuştur.
  • Yaklaşık 11.700 km² büyüklüğündedir.
  • Afrika’nın en büyük fil popülasyonlarından birine ev sahipliği yapar.
  • Hem tekne safarisi hem kara safarisi yapılabilen nadir milli parklardan biridir.

Afrika yolculuğumun diğer duraklarını da merak ediyorsan aşağıdaki yazılar da ilgini çekebilir. Afrika yolculuğun genel rotasını anlattığım Afrika Seyahati: Botswana, Namibya, Zimbabwe ve Güney Afrika Rotası Rehberi, bu uzun yolculuğun hikâyesini paylaştığım Afrika’da Bir Yol Hikâyesi, Okavango’daki unutulmaz deneyimlerimi anlattığım Okavango Delta’da Gerçek Afrika Deneyimi ve Afrika’da ilk safari deneyimimi yazdığım Özü Buluş Tatili: Tanzanya yazılarıma da göz atabilirsin.

 

Benzer yazılar

Yorum Yapın